“TOKİ'nin takdir ettiğim adımlar attığını görüyorum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2023 yılına kadar yaklaşık 6 milyon ilave konuta ihtiyaç duyacağının hesaplandığını belirterek, TOKİ'nin ve kurumsal firmaların örnek uygulamalarıyla vatandaşların sadece içinde oturacakları değil, kalitesiyle, teknolojisiyle, çevresiyle, sosyal donatılarıyla kendisine yüksek hayat kalitesi sunacak konutlara sahip olmasını istediklerini söyledi. 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TOKİ'nin yatay mimari, mahalli kültürü, yöresel mimari konseptleriyle belediyelerle yürüttüğü ortak projelerle, bu doğrultuda takdir ettiğim adımlar attığını görüyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabah Gazetesi tarafından organize edilen “Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı’na” katıldı. 6 şehirde yapılması planlanan ve ilki İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen kurultayda, Çevre Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, TOKİ Başkanı M. Ergün Turan ve Turkuvaz Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhat Albayrak ile diğer yetkililer hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994 yılından beri Belediye Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'nin diğer vilayetleriyle birlikte, İstanbul'un da sorunlarını çözmenin mücadelesini verdiklerini aktararak, şöyle konuştu: “İstanbul'un eski silüeti ile yenisi arasındaki farkı bu şehirde yaşayanlar çok iyi bilirler. Elbette hala çözülememiş, İstanbulumuzda çok sıkıntılar var. Nitekim bunları her fırsatta dile getiriyor, serzenişlerimizi, rahatsızlıklarımı ifade ediyorum. Ama özellikle konut bakımından İstanbul gerçekten çok farklı bir noktaya geldi. Zira göç alma noktasında önüne geçemiyorsunuz. Belediye Başkanlığımda nakil ilmuhaberi verilmesi gerekir dediğimde kıyamet kopardılar. Eğer biz o zaman nakil ilmuhaberini kabul ettirebilseydik, bugün İstanbul 15 milyona kesinlikle ulaşmazdı. O zaman nüfus 8 milyondu ama şimdi neredeyse katladı”

“Kentsel dönüşüm uygulamaları için kullanılan kaynak 2 milyar lirayı buldu”

Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl sonu itibariyle yaklaşık 93 bin binanın 312 bin bağımsız biriminde riskli yapı tespiti gerçekleştirildi. Korkunç bir şey. Kentsel dönüşüm uygulamaları için kira yardımları dahil bugüne kadar kullanılan kaynak 2 milyar lirayı buldu” diye konuştu. Amaçlarının yuva yıkmak değil, tam tersine vatandaşları güvenli ve huzurlu yuvalara kavuşturmak olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla kentsel dönüşüm çalışmalarının hedefledikleri sonuca ulaşacağına inandığını dile getirdi.

“Teröristlerden temizlenen ilçelerde imar çalışmaları başladı”

Teröristlerden temizlenen ilçelerde imar çalışmalarının başladığını aktaran Erdoğan, Diyarbakır Suriçi'nin yeniden düzenlenmesinin Başbakanlığı döneminde de bir hayali olduğunu, 2011 seçimlerinde Suriçi ve Dicle için bir proje hazırlattığını söyledi. Bu iki projeyi uygulamaya karar verdiklerini anlatan Erdoğan, yurt dışından gelen ziyaretçiler burada nasıl bir medeniyet ve kültür alt yapısı olduğunu göstermek istediklerini ifade etti.

Silopi'de operasyonlar bittikten sonra yapılan tespitlerde, 27 binanın yıkıldığının, 342 binanın ağır, 6 bin 370 binanın da az hasarlı olduğunu aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ağır hasarlı yapıların yıkımı için 243 tebligat ilgili kişilere ulaştırıldı. Yıkılan konutların yerlerine yenisinin yapılmasıyla ilgili ilk 280 konutluk projenin hazırlıkları hızla devam ediyor. Cizre'nin 74 binanın yıkıldığı, bin 156 binanın ağır hasarlı, 6 bin 635 binanın da az hasarlı olduğu tespit edildi. 14 ağır hasarlı bina yıkıldı, diğerleriyle ilgili tebligatlar sürüyor. Operasyonların sürdüğü ilçelerde de benzer uygulamalara gidilerek, kentsel dönüşüm yoluyla bu şehirlerimizin sadece teröristlerden değil, onlara rahat hareket etme imkanı sağlayan olumsuz şartlardan da temizlenmesi sağlanacaktır.

“Devletin görevi gönülleri de imar etmektir”

Devletin görevi sadece yapıları değil, aynı zamanda gönülleri de imar etmektir. Vatandaşlarımızın devletine olan güven, bağlılık ve inançlarını güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Benim arzum şudur; Cumhurun başı olarak ben diyorum ki burada ağır, orta, az hasarlı hiç bunları dinlemeden sadece tarihi eserleri bir kenara koyarak diğerlerinin tamamını yıkmalıyız. Buraların bir defa alt yapısı diye bir şey yok. Buralardaki belediyeler, malum anlayışın temsilcisi olan belediyeler, alt yapı diye bir şey yapmadılar. Buraları bilen birisiyim, bütün pislik sokakta, caddede akar. Çünkü ne atık su kanalı, ne yağmur suyu kanalı ne de diğer kanalları görürsünüz.”

“Buralara yeni bir kimlik kazandırmak hükümetimizin en büyük başarısı olacaktır”

Hakkâri’nin yerinin değiştirilmesi teklifini hatırlatan Erdoğan, “Hakkâri şehri, Yüksekova olarak değişsin. Çünkü Hakkâri, topoğrafik yapı olarak, bir şehir yapısında değil. Orayı nasıl şehir yapmışlar anlamak mümkün değil. Fakat Yüksekova topoğrafik yapı itibariyle şehir olmaya aday, çok daha güzel bir yer.” diye konuştu.

Cizre'nin de tarihi itibariyle zaten şehir olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, “Aslında yeni kazanacağı bir hak değil bu. Cizre'nin hakkıydı bu, elinden alındı, bu hakkın iadesi gerekir. Cizre'nin yeniden şehir olması gerekir. Şırnak'a gidenleriniz var mı bilmiyorum ama Şırnak'a şehir demek mümkün değil. O da Hakkari'nin adeta bir değişik durumu. Fakat Cizre öyle değil. Cizre hakikaten şehir olarak tarih, kültür, medeniyet olarak ev sahipliği yapmış bir yer.”

“TOKİ, 710 bin konut rakamına ulaştı”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak konut projelerini gerçekleştiren KİPTAŞ'ın kendi dönemlerinde kurulduğunu ve Türkiye'de toplu konut alanında en başarılı kuruluşlardan biri olduğunu ifade eden Erdoğan, “Ardından hükümete geldiğimizde bu ilk defa rahmetli Özal döneminde kurulmuş olan TOKİ, o isabetli bir kararla kurulan TOKİ, 2002 yılı sonuna kadar sadece 43 bin konut yapmışken, işte şu anda yapılan konut sayısı 710 bine ulaşmış vaziyette.” değerlendirmesinde bulundu.

Pek çok taahhüdün içine de artık TOKİ'nin bu vesileyle girdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ama herkes buna istihza ile yaklaşmıştı. 'Hadi canım sen de, nasıl yapacaksın'. Ben o zaman 500 bin demiştim hedefimizi ve o 500 bini hamdolsun aştık. Toplu konutta artık özgün mimariyi, yerel mimariyi hayata geçirmenin gayreti içerisindeyiz. 2011 yılına geldik. 500 bin konutluk hedef aşıldı. Şimdi 2023'e kadar ikinci bir 500 bin hedefi var. Şimdi bu hedefi de aştık ve toplamda inşallah diyoruz ki bir milyon değil, bir milyon 200 binlik bir rakama doğru gidelim.”

“Türkiye’nin 2023 yılına kadar ilave 6 milyon konuta ihtiyacı olacak”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2023 yılına kadar konut itibarıyla yaklaşık 6 milyon ilave konuta ihtiyaç duyacağının hesaplandığını belirterek, TOKİ'nin ve kurumsal firmaların örnek uygulamalarıyla vatandaşların sadece içinde oturacakları değil, kalitesiyle, teknolojisiyle, çevresiyle, sosyal donatılarıyla kendisine yüksek hayat kalitesi sunacak konutlara sahip olmasını istediklerini anlattı.

“Bizim derdimiz bu” diyen Erdoğan, sosyal konut dedikleri dar gelirli vatandaşlara sunulacak konutların da mümkün olan en üst seviyede bu imkânlara sahip olmasının gerekliliğini vurguladı.

“TOKİ takdir ettiğim adımlar atıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “TOKİ şu ana kadar inşa ettiği konutlar ve sosyal donatılarıyla, kurumsal firmalarımız imza attıkları görkemli projelerle, yap-sat usulü çalışan müteahhitlerimiz bu süreçte elde ettikleri tecrübeyle artık yeni bir döneme geçmek mecburiyetindedirler. TOKİ'nin yatay mimari, mahalle kültürü, yöresel mimari konseptleriyle belediyelerle yürüttüğü ortak projelerle, bu doğrultuda takdir ettiğim adımlar attığını görüyorum. İnşallah görmeye devam edeceğiz. Tabi alan itibarıyla sıkıntılı olduğumuz yerlerde dikey mimarı kullanılabilir ama dikey mimariye gerek olmayan yerlerde bizim özgün mimarimizi, yerel mimarimizi kullanmak suretiyle gerçekten dünyaya yerleşimde farklı mesajlar vermemiz lazım.”

“Akıllı şehir uygulamaları önemli bir alternatif haline geldi”

Şehirler geliştikçe ihtiyaçların da değiştiğini, kentsel dönüşümün böyle bir ihtiyacın ürünü olduğunu aktaran Erdoğan, aynı şekilde akıllı şehirler diye ifade ettikleri şehirle teknolojinin entegrasyonu konusunda da çok önemli ilerlemeler olduğunu dile getirdi. Çarpık kentleşme, gürültü, çevre kirliliği gibi olumsuzluklardan kaçanlar için akıllı şehir uygulamalarının önemli bir alternatif haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, ulaşımdan enerjiye, güvenlikten sosyal hizmetlere kadar geniş bir alanı kapsayan akıllı şehir uygulamalarının sağladığı kolaylıklardan hep birlikte daha fazla faydalanılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık refah seviyesinin artmasına paralel olarak insanların şehirlerden beklentilerin giderek değiştiğini ifade etti. Erdoğan, “İşte 20 yıl önce sadece başını sokacak bir eve razı olan vatandaşımız işte bugün bu dediğim tüm imkânlardan istifade etmeyi bekliyor. Okul, sosyal tesis, çok daha yüksek standartların arayışı içerisinde olan adımlar bunlar. Bunların da süratle yapımı gerekiyor.” diyerek, gerek yeni geliştirilen projelerin, gerekse kentsel dönüşümle ortaya çıkan hayat alanlarının her şeyden önce insan odaklı olması gerektiğini söyledi.

Geçmişte hem yeterli imarlı alanın olmayışı hem de merkezi yerlere yönelik aşırı talepten dolayı yüksek bina ihtiyacının makul görülebileceğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Artık dikey yapılaşmadan yatay yapılaşmaya geçmemizin zamanı gelmiştir. Mesela ben arkadaşlarıma da söyledim; Kanal İstanbul'un çevresinde ‘Kesinlikle dikey mimariye müsaade edilmemelidir”

“Akıllı şehir yüksek bina demek değildir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirden bu kadar uzağa gidildiğinde insanların toprakla, yeşille, çevreyle daha yakın ilişki içinde olması gerektiğini anlatarak, buna imkân da olduğunu vurguladı.

“Akıllı şehir herhalde yüksek bina demek değildir. Diğer taraftan yeni şehircilik projelerinde yaya öncelikli planlamalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Şu andaki şehir merkezlerimiz binaların ve araçların öylesine istilasına uğramış bulunuyor ki adeta insana yer kalmamış vaziyette. Yayaya, yaya kaldırımında ayrılan yer yok. Aslolan ne? Aslolan insan. İnsana imkân hazırlayacağız. Yaya yollarıyla, bisiklet yollarıyla... Mesela bir örnek, İstanbulumuzun bisiklet yolları adeta yok, sıfır. Mesela Konya öyle değil. Konya'nın bisiklet yolları gayet başarılı, var.”

Erdoğan, engelli dostu dizaynıyla, insan öncelikli şehirler inşa etmenin çabası içerisinde olunması gerektiğini aktararak, “Engelli dostu şehirler kurmakta ne yazık ki geriyiz. Bunu da kabul etmemiz lazım. Bunun da adımlarını atmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

“Şehirleri yenilerken, tarihe de sahip çıkmalıyız”

Cumhurbaşkanı, şehirleri yenilerken, akıllandırırken, tarihe de sıkı sıkıya sahip çıkılmasını isteyerek, özellikle kadim şehirlerin, İstanbul, Ankara, Bursa, Gaziantep gibi şehirlerin korunması gerektiğine işaret etti. “Sadece korumak yetmez, bu şehirlerin temel mimari özelliklerini yeni eserlerde de yaşatmalıyız” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız, özellikle Başbakanlığım ve Cumhurbaşkanlığım döneminde bizzat ilgilenme imkânı bulduğum tüm projelerin Selçuklu ve Osmanlı mimarisine uygun olarak tasarlanması için ısrarcı olmuşumdur. Şu anda çalışmalarımı yürüttüğüm Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bunun en güzel örneklerinden biridir. Orada üç temel esas vardır. Selçuklu vardır, Osmanlı vardır ve akıllı mimari vardır. Modern mimari vardır.”

TOKİ Başkanı Turan, “2023 hedefimiz 1 milyon 200 bin konut”

TOKİ Başkanı M. Ergün Turan da yaptığı konuşmada, İdarenin kurulduğu 1984 yılından 2003 yılına gelene kadar 19 yılda 43 bin konut ürettiğine dikkat çekerek, “İdarenin devrim olarak nitelendirilecek yeri, 2003 döneminde Sayın Cumhurbaşkanımızın hükümete geldiği ve TOKİ'yi Başbakanlığa bağladığı zamandır” dedi.

TOKİ'nin bugün çok farklı bir safhada olduğunu, Türkiye'nin mimarları, mühendisleri, şehir plancıları ve akademisyenleriyle, fiziki, ekonomik ve sosyolojik planlarda çok boyutlu planlar ve projeksiyonlar üzerinden ilerlediğini dile getiren Turan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde kurulan KİPTAŞ'ın, Türkiye'nin acil konut ihtiyacını çok boyutlu ele alan ilk kuruluş olduğunu vurguladı.

“Bir dost eli yaklaşımıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz”

TOKİ Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katkısıyla, TOKİ eliyle hayata geçirilmeye başlanan tarihin en kapsamlı “planlı kentleşme ve konut üretim programı”nın da başarıyla devam ettiğinin altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Konut ihtiyacının karşılanmasında devletimizin girişimci ve üretici kuruluşu kimliğimizle, piyasa koşullarında ev sahibi olması güç olan dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için 'bir dost eli' yaklaşımıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye'de konut finansmanının temel kaynağı kişisel tasarruflardır.

Ailelerin ortalama tasarruf oranı yaklaşık yüzde 16-20 arasındadır. Bu durumda, alt gelir grubunda olanlar, gelirlerinin yüzde 10'u, yüzde 15’i veya yüzde 25'ine kadar olan kısmıyla, kira öder gibi konut sahibi olabilmektedirler. Sizlerin başlattığı büyük konut hamlesi neticesinde 13 yılda, 81 ilimizde, 710 bin konut ve 8 bin sosyal donatı rakamına ulaşmış durumdayız. Şunu arz etmek isterim ki, 19 yılda 43 bin konut üreten bir idareden son 13 yılda 710 bin konut üreten bir yapıya geldik.”

“Kentsel dönüşümde kültürel ve sosyolojik verileri de dikkate alıyoruz”

TOKİ olarak Türkiye'nin en kapsamlı kentsel dönüşüm çalışmalarını yürüttüklerini bildiren Turan, “Ülkemizin dört bir yanında yerel yönetimlerimizle büyük ve önemli projeleri hayata geçiriyoruz. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızı, fiziki ve ekonomik ölçekler kadar, kültürel ve sosyolojik verilerin de ışığında çok boyutlu bir planlama ve tasarım kurgusu içerisinde ele alıyoruz” dedi.

Turan, çalışmalarının temel hareket noktasının şehirlerin özgün değerlerini korumak ve kar amacı gütmeden vatandaşlara en yüksek faydayı sağlamak olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın önemine vurgu yapan, sektör paydaşları ve vatandaşlar nezdinde benimsenmesi için çaba gösterdiklerini dile getiren Turan, şunları kaydetti:

“Özel sektörün, kamunun ve hak sahiplerinin, dönüşümü gelir elde etme aracı olarak görmeden, güvenli bir gelecek, sağlıklı şehirler için fırsat olarak görmeleri önemlidir. Kentsel Dönüşüm tüm tarafların karşılıklı adım atmasıyla, fedakârlığıyla ilerlenebilecek uzun soluklu bir süreçtir. Sürecin başarılı olabilmesi için önce ev sahipleri olmak üzere, tüm paydaşların bu işin önündeki engelleyici yaklaşımlardan uzak durması gerekiyor.

Başta deprem olmak üzere barındırdığı risk ve tehlikeler karşısında kentsel dönüşüm gereklilik değil, zorunluluktur. İşte bu yüzden kentsel dönüşüm, sadece fiziksel bir iyileştirme değil, aynı zamanda zihinsel bir değişimdir. Sosyolojik ve ekonomik boyutun yanı sıra mekânsal ölçekte de aynı hassasiyeti koruyoruz.

Dönüşümde yüzde 80 gibi yüksek oranlı uzlaşma

Vatandaşlarımızı, kentsel dönüşüm çalışmalarını takiben yine aynı alanda konut sahibi yapıyoruz. Vatandaşlarımızın en önemli talebi semtlerinde, yörelerinde, alıştıkları kültürel iklimde hayatlarını sürecekleri güvenli yapılar. Bunları sunuyoruz. Bu yaklaşım karşısında, devletimize duyulan güveni, yüzde 80 gibi yüksek oranlı uzlaşmalarla bir kez daha tecrübe ediyoruz.

“Sektöre aktardığımız kaynak, son 13 yılda yaklaşık 120 milyar lira”

Rakamsal hedefler kadar niteliksel hedefleri de hayata geçirmek için gayreti ettiklerini dile getiren Turan, yerel mimari ile uyum, yatay mimari yapılanma, mahalle konsepti, şehirlere değer katan üretim bakışlarını anlattı. Pek çok ilde bu bakışı yansıtacak projeler başlattıklarına işaret eden TOKİ Başkanı, Mardin, Diyarbakır, Nevşehir, İzmir, Kars, Şanlıurfa, Kocaeli, Gaziantep, Konya ve Manisa gibi birçok ilde projelerin bir kısmını hayata geçirdiklerini, bir kısmının da inşaatının devam ettiğini bildirdi.

“Afet riskinin ve çarpık kentleşmenin yoğun olduğu toplam 55 milyon metrekare alan üzerinde, 49 şehirde, 112 belediye ile 129 projede aktif kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz” diyen Turan, şunları anlattı:

“Ülkemizin depremselliğini esas alarak sürdürdüğümüz çalışmalarda, kadim şehrimiz İstanbul'da da 7 ilçemizde TOKİ olarak aktif bir sürece giriyoruz. Ülkemizin dört bir yanında devam eden yaklaşık 240 bin konutluk Kentsel Dönüşüm çalışmalarımız sayesinde, 1 milyon vatandaşımız, güvenli yapılara, çağdaş yaşam alanlarına kavuşuyor.

Dönüşüm programıyla şehir merkezlerini de kent estetiğini bozan sanayi sitelerinden arındırıyoruz. Bu kapsamda Şanlıurfa, Uşak, Bursa ve Yozgat Boğazlıyan örnek projelerdir.

Şu an büyük çaplı konut alanları üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Gaziantep gibi 55 bin konutluk bir yeni şehir planladık ve 3 bin konutla beraber inşaatlara başladık şu anda. Büyük konut alanlarımızı "Yeni Yerleşimler, Yenilenen Şehirler Projesi" adı altında, emeklilerimize dönük yüzde 25'lik kontenjan programımızı ise "Emeklilere İkinci Bahar Projesi" adı altında bütünlüklü bir yapıya kavuşturduk.

Engellilerimiz, şehit ailelerimiz ve malullerimiz, dar ve orta gelir seviyesindeki vatandaşlarımız; ev hanımlarımızdan işçilerimize, meslek örgütlerinden emeklilere, her yaş grubundan tüm kesimleri kucaklayan bir anlayışla hizmet veriyoruz.”

TOKİ'nin konut üretimi özelinde sektöre aktardığı kaynağın, son 13 yılda yaklaşık 120 milyar lira olduğuna dile getiren Turan, Türkiye'deki konutların yüzde 8,5-9'unu ürettiklerini anımsattı.

2016’da 60 bin konut

Turan, kendilerine duyulan güven ve beklentilerin karşılığı olarak hedeflerinin büyük olduğuna dikkati çekerek, “2023 hedefimizi 1 milyon 200 bin konut olarak belirledik. Bu yıl hedefimiz iştirak şirketlerimiz hariç 60 bin sosyal konutu inşa etmektir. Geçtiğimiz 3 ay içinde yaklaşık 16 bin konutu ihale ettik, yıl içinde de 60 bin konut rakamına ulaşmış olacağız” diye konuştu.

 

Emlak Konut

Video Galeri

Özel İnsanlara Ayrıcalıklı Uygulamalar
TOKİ HABER