Çalisanlarinin, görev ve sorumluluk alanlarindaki literatürü yakindan takip edebilmeleri ve mesleki birikimlerini gelistirmeleri amaciyla TOKI; mimarlik, sehircilik, kültür, estetik, tasarim ve uygulama gibi konularda uzmanlarin konusmaci oldugu seminerler düzenliyor.

TOKI çalisanlarinin bilim ve fikir insanlariyla bulustugu seminerlerin ilkini “Ev ve Sehre Dair Bir Muhasebe, Mukayese ve Teklif” basligiyla Fatih Sultan Mehmet Vakif Üniversitesi Mimarlik ve Tasarim Bölümü ögretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil Ibrahim Düzenli, ikincisini de “Istanbul’un Tarihi Gelisimi” basligiyla Dr. Mimar Sinan Genim vermisti.

“Sehir ve Medeniyet Tasavvuru”

Kasim ayinda üçüncüsü düzenlenen seminerin konugu Mimar Sinan Üniversitesi emekli ögretim üyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten’di. Ökten, TOKI’nin Halkali’daki Istanbul Hizmet Binasi’nda Idare çalisanlarina “Sehir ve Medeniyet Tasavvuru” baslikli bir seminer verdi. Bir medeniyetin dis dünyaya akseden en mühim ve karmasik eserinin sehirleri oldugunu dile getiren Prof. Dr. Ökten, “Bir sehre girdigimiz, inceledigimiz ve çözümledigimiz zaman o sehri insa eden veya o sehirde yasayan toplumun medeniyet tasavvurunu anlamak mümkün olur” dedi.

“Üslupta oranti, uygun kullanim ve bütünlügüne bakiyoruz”

Mimarlar olarak öncelikli olarak üslupta oranti, uygun kullanim ve bütünlügüne baktiklarinin altini çizen Prof. Dr. Sadettin Ökten, seminerde su görüslere yer verdi: “Basligimiz sehirli aktör. Birinci sorumuz su: Sehirli kim? Yaptiginiz her eylem reflekslere dayanmiyorsa, mutlaka bir kimligin görünür hale gelmesidir. Bu bir tercihtir. Kimlik, hayata dair bir tercihtir. Çogu kez bilinçli olmayiz bu konuda. Ama o bilinçsel olmayisin arkasinda bir baskasinin sahsi veya toplumsal tercihi vardir. Dolayisiyla sehirde yasayan kim sorusuna, sehirde yasamak bir kimligin beyani olarak ortaya çikar diyerek devam ediyorum. Yani sehirlinin bir tercihi, bir seçimi vardir. Bu tercih veya seçim, bir eylemler bütünlügü içerisinde kendisini gösterir.

Hem sehri insa etmek hem de sehirde insa edilmek…

Sehirli, sehri insa etmek emelindedir ve sehir de insa edilmek arzusu ve emelindedir. Eylemlerini hem sehri insa etmek hem de sehirde insa edilmek dogrultusunda gerçeklestirir veya gerçeklestirmelidir. Buradaki insaat sözcügü bildigimiz, yani müteahhidin beton dökerek yaptigi insa da dahil her türlü eylemle birlikte maddi ve manevi olarak hem insa etmek hem de insa edilmektir. Dolayisiyla sehir hayati tekrarlanirken terakki eder. Tekrar ve terakki kavrami, iç içedir. Sehirli bu süreçte yer alir. Bu sürecin hem öncüsüdür bu süreci hem provoke eder, gelistirir, üretir hem de bu sürecin izleyicisidir. Zaman zaman öncüsü, zaman zaman izleyicisidir. Bu süreç dinamik bir süreçtir, çünkü eylem var içinde. Yasiyorsunuz eylem yapiyorsunuz. O halde sehir dedigimiz sey hayat, eylem, sehirli bunlar bir grup, buna dinamik boyut diyoruz. Arti sehir mekani statik olup ikisinin bir araya gelmesinden olusur sehir dedigimiz sey. Insan ve mekan ile sehir bütünlesir.”